21 Haziran 2013 Cuma

Şiddetli Karşılaşma

Talya gelen kimdi acaba diye düşünürken, Alexis'in kalbi hızla atmaya atmaya başladı. Talya'nın kapıyı açmasını beklemeden kapıya doğru koşarak  hızla Talya'nın önünden geçip kapıyı açtı. Gelen Ted Crambel'den başkası değildi. Ted kapıyı açanın kim olduğuna bile bakmadan konuşmaya başladı ve 'Bu saatte sizi rahatsız ettiğim için çok özür dilerim hanım efendi. Gelmeden önce uygun olup olmadığınızı öğrenmek için ev sahibinden numaranızı istedim fakat sebebini bile söylemeden bu isteğimi reddetti. Bir kaç eşyamı unutmuşum eğer uygunsanız almak için gelmiştim.' dedi. Cümlesini bitirdiğinde karşısındaki kadının nasıl biri olduğuna bakmak için kafasını telefonundan kaldırdığında Ted hayatının şokunu yaşamıştı.Gözleri ve ağzı şaşkınlıktan apaçık kalan Ted 'Alexis! Senin burada ne işin var?!' diye haykırdı. Alexis dondu ve hala daha ona nasıl bağırabildiğini düşünürken gözünden bir damla yaş aktı. Her zaman ki etkileyici ses tonu,umursamaz tavrı ve karşı konulmaz sandığı cürretkar davranışlarıyla ev sahibinden yeni kiracının bir kadın olduğunu öğrenip eşyalarını almaya yeni umutlarla gelmişti besbelli.  Alexis yavaşça arkasını döndü, hemen girişte asılı duran çantasını olduğu yerden alıp koluna astı. Telefonunu bulmak için krem rengi, kabarık, deri koltuklara hızlıca bir göz gezdirdi. Bıraktığı yerde duran telefonunu almak için uzanırken ne yapmaya çalıştığını anlamayan Talya ve Ted onu izliyorlardı. Telefonunu alıp hızlıca etrafında unuttuğu herhangi bir şey var mı diye bakındıktan sonra kapıya doğru yöneldi ve tek kelime etmeden Ted'in yüzüne yarı soğuk yarı iğrenir şekilde baktı. Ona bir şey söylemeye hazırlanan ağzı açık Ted'in yeni traş edilmiş, üzerinden losyon kokuları gelen, uzun ve üçgen bir çeneli yüzüne sert ve okkalı bir tokat patlattı ve yanından rüzgar gibi geçti. Hemen arkasından koşan Ted'in Alexis'e yetişmesi uzun sürmedi. 'Alexis, dur lütfen' dedi ama Alexis onu dinlemedi. Daha fazla dayanamayan Ted Alexis'i belinden tutup hışımla kendine çekti ve dudaklarına yapıştı. Ted'in kollarında adeta can çekişen Alexis onu itip 'Bırak Ted! Bu kez olmaz! Bu kez sondu! Artık beni geri kazanmak için başka şansın kalmadı. Anlıyor musun? Bitti!'. Ted kendini geriye çektiğinde gözlerine baktığı kızın artık farklı bir Alexis olduğunu anlamıştı. Her zaman bir mesaj ya da bir buket çiçekle kendini affettirdiği Alexis'e karşı kendinin en dayanılmaz silahı olan öpücüğünü kullanmış fakat bunun onda en ufak bir etki dahi etmediğini gördüğünde şaşkına dönmüştü. Bir hafta içinde Alexis'i bu kadar değiştiren şey ne olabilirdi ki ? Hem gözlerinde nefretle karışmış 'sevgiyi' gördüğünden de emindi. Ama bu kez bakışları farklıydı Alexis'in. Yediği haltı düzeltmek için anlaşılan bir öpücükten fazlası gerekecekti. Hızla düşünürken aynı zamanda konuşmaya çalışan ipek takım elbiseli ve yeni tıraş edilmiş saçlarıyla Ted Crambel'in ağzından her zaman gevelediği yalanlardan başka yeni ve inandırıcı bir şey çıkmadı. Alexis 'Lütfen artık arama Ted. İkimiz içinde en doğrusu bu olacak.' dedi ve asansörün gelmesini beklememek ve Ted'in yüzünü daha fazla görmemek için 'Elveda.'deyip arkasını dönüp hemen merdivenlerden inerek orada uzaklaşmaya çalıştı ve bu kez Ted'in onu durdurmaması için içinden defalarca 'Lütfen peşimden gelme. Tanrım lütfen peşimden gelmesin!' diye dua etti. Çünkü biliyordu ki bir kez daha gözlerine bakacak olsa oracıkta ölmeye bile razı olabilirdi. Ama ona geri dönmek belkide milyonlarca kez ölmekten beterdi. O yüzden kararını vermişti Alexis. Bir daha ne Ted Crambel ne de her hangi bir zaafı olacaktı. Oldukları yerden çıkarken kafası dik, fakat gözleri yaş doluydu. Arkasından gelmişse eğer kafasının dik olmasını görmesini isteyeceği Ted'in gözyaşlarını gözmemesi için elinin tersiyle gözyaşlarını temizlerken diğer eliyle bir taxiyi durdurmuştu bile. taksiye binerken tek istediği bir an önce oradan gitmekti. Nereye olursa. Bu yüzden gidecekleri adresi soran taksiciye evinin adresini yerine...