bir kaç blok ötede olan Talya ile sabah talan ettikleri alış veriş merkezinin adresini tarif etmişti. Taksiciye parasını verdikten sonra koşar adımlarla alış veriş merkezine gitmiş ve çikolata reyonunun önüne gelince birden durmuştu. Kurtarıcısı olabileceğini düşündüğü bu endorfin salgılayan sınırsız çeşitteki çikolataları eline geçirdiği sepete öyle büyük bir hızla atıyordu ki, insanlar ortaya çıkan sesin ne olduğuna bakmak için bir anlığına ona bakmak istiyorlardı. Mükemmel vücudunu daha fazla korumacı davranmayacaktı. Mutlu olması gerekiyordu. Ve bunu kendine yeni elbiseler alarak değil, kaliteli çikolatalarla yapmak istediğine karar verdiğinde sepeti ağzına kadar dolmuştu. Hem yeni elbiseler alsa da artık o elbiselerin içinde kime güzel görünmeye çalışacaktı ki? Kasaya geldiğinde sepeti ters çevirip çantasından jet hızıyla kredi kartını çıkardı, kasiyere uzattı ve 'Çabuk ol!' dercesine kasiyere ölümcül bakışlar fırlattı. Elinden gelenin en iyisini yapan kasiyer 3 dakika olmadan bir sepet çikolatayı kasadan geçirmiş hatta çağırdığı iki arkadaşı onları paketlemişti bile. Dışarıya çıkarken ağlamamak için kendini zor tutan Alexis'in ardından kasiyer 'Sırf zengin oldukları için her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar!' dedi hemen önündeki kasadaki arkadaşına.
Çok geçmeden bir taksiyi durduran Alexis bu kez evinin yolunu ve hızlı olmasını söyledi. Eve geldiğinde artık ağlama krizine girmeye hazırdı. Elindeki torbaları odasına çıkarması için hizmetçiye vermeden kendisi taşıdı ve odasına girdi. Yatağının yanına torbalarını bıraktıktan sonra kendini aniden yatağının içine bıraktı. Anlayamıyordu. Kafasında bir sürü soru vardı. Nasıl en çok nefret ettiği insan aynı zamanda yanında en çok mutlu olduğu ve şu an ihtiyacı olan tek kişi olabilirdi ki ? Göz yaşları önce yanağını sonra da yastığını ıslatmaya başlamıştı. Onu düşündükçe ağlamasını engelleyemiyordu .Hıçkırmaya başlamıştı. Kafasına yorganı geçirdikten sonra karnına çektiği bacakların kollarıyla sarılıp uyumaya karar verdi. Kısa süreliğine de olsa her şeyi unutmak için, hissetmemek için, düşünmemek için uyumaya.
O sırada Ted, Talya'ya dönüp 'Bunu neden yaptığı hakkında bir fikrin var mı? diye sordu. 'Bilmem. Belki de onu sandığından çok daha fazla incittiğin içip olabilir mi acaba?' diye cevap verdi Talya Ted'in sorusuna. Talya Alexis'i anlayamıyordu. Evet yakışıklı ve zengin olabilirdi ama karşısında duran bu kaba, düşüncesiz ve kendini beğenmiş adamın neyine aşık olmuştu ki? 'Bir daha buraya uğrayacak olursa beni arayabilir misiniz?' dedi Ted. Bu arada deyip elini cebine attı ve cüzdanından 100 dolarlık bir banknot ve kartvizitini Talya'ya uzattı. 'Tanrı aşkına! Tüm bu olanlardan sonra buraya gelirse seni arayacağımı nasıl düşünürsün?' diye çıkıştı Talya. ve 'Çıldırmış olmalısın!' diye ekledi. 'Hey! Sakin ol bayan. Biz zaten Alexis ile barışacağız sadece bunun daha hızlı olması için yardımınızı istemiştim.' diye kendisine cevap veren Ted'e Talya 'Ah! Üzgünüm ama bu dediğiniz asla mümkün olmayacak. Buraya ilk geldiğinde Alexis'in nasıl deliye döndüğünü ve üzüldüğünü gördüm. Bunun bir daha gerçekleşmemesi için elimden geleni ardıma koymayacağımdan emin olabilirsiniz Bay Crambel.' diye bağırdı Talya. Hem şaşırıp hem de sinirlenen Ted 'Bu kadar saçmalık yeter ! Kim olduğunu sanıyorsun sen? Karşında Ted Crambel var!' dedi Ted. Talya 'Sahi mi ? Ben şu an karşımda kendinden başka birini düşünmeyen bir züppeden başkasını göremiyorum!' dedi ve Tam Ted 'Ahh!' diye bağırıp Talya'ya vurmak üzere elini havaya kaldırmışken 'Bayanlara asla el kalkmaz. Bunu bilmiyor musunuz Bay Crambel?' deyip Ted'in elini yakalayan kişi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder