19 Haziran 2014 Perşembe

Gülümsemek Güzeldir

Starbucks'a girdiklerinde Talya çok mutluydu. Damian'ı görmüştü ve her ne kadar kendine bile itiraf etmekten korksa da mutluluğunun sebebi Damian'dı. Sahi bir erkek için heyecan duymayalı ne kadar olmuştu? Belki bir yıl belki bir yıldan da fazla. Ama Talya bunun sebebini kendinde bulmuyordu. Son ilişkisi çok acı bir şekilde son bulmasaydı belki birileri için heyecan duymak bu kadar meşakkatli olmazdı.Ondan yaşça çokta büyük olmayan, zeki, yakışıklı bir adamın onu bu denli çok üzeceğini nereden bilebilirdi ki?

Daldığı hayallerden Alexis'i Caramel Macchiato'sunu çoktan sipariş veren Alexis 'Sen ne içiyorsun diyerek?' uyandırdı. 'Ben de bir filtre kahve alayım.' dedi Alexis o mükemmel gülümsemesini ekleyerek. Bir kaç dakika sonra Manhattan'ın en işlek caddelerinin önünde kahvelerini yudumlamaya başlayan iki genç kızın akılları bir kaç saat sonra gidecekleri bardaydı. Alexis için fazla heycan verici olmasa da bu gece geçireceği vakitin her zaman alışmış olduğu diskolarda harcanmayacağı için şükrediyordu. Diskoları sevmemesine rağmen Ted'i kaybetmemek için onun bugüne kadar her istediğine evet demişti ve ne yazık ki diskolar da evet listesine dahildi. Sonunda gerçekten onu önemseyen, onu merak eden birileriyle çok ama çok şık olmaya özen göstermesi gerekmeyen bir yere gideceği içinden bir yerde huzuru bulduğunu hissetti ve bu his dudaklarının kıvrılıp gülümsemesini beraberinde getirdi.

Alexis, sıcak kahvesinden hızlı yudumlar alan Talya'ya bakıp 'Heeey! Yavaş ol Talya. Mideni yakmak istemiyorsan kahveni biraz sohbet eşliğinde yudumlamalıyız.' dedi. Hemen ardından 'Ama Alexis bir an önce bu geceye hazırlanmaya başlamalıyız. Ne giyeceğimi biliyor olmam asla hızlı hazırlanamayacağım gerçeğini değiştirmiyor.' diye söylendi. Merakla Talya'nın gözlerine bakan Alexis ' Yoksa birileri Damian'dan fena halde hoşlanıyor mu?' diye sordu. Alexis'in bu sorusuna 'Hayır. Bunu da nerden çıkardın Alexis?' derken bile Talya yanaklarının fena halde kızardığını hissediyordu. 'Hadi ama! Beni kandırmaya çalışmaya kalkışma. Ona nasıl baktığını gördüm.' dedi Alexis. Kalbinin yavaştan hızlanmaya başladığını hisseden Talya 'Nasıl bakıyordum ki?' dedi biraz heyecanlı ve de biraz tedirgin bir ses tonuyla. 'Onun sana baktığı gibi.' dedi Alexis. Zaten yanakları kızaran Talya tamamen kırmızı kesilmişti.  Talya'Olamaz. Yoksa o da benden hoşlanmış olabilir miydi? Hadi ama Talya. Onun senden hoşlanmış olabileceğini nasıl düşünürsün. Kendine bir bak.' diye düşünürken, Alexis 'Ne düşünüyorsun? Neden yüzün birden asıldı?' diye sordu. 'Kendimizi kandırmayalım Alexis. Tamam Damian çok hoş, çok tatlı ve de yakışıklı biri ama sence benden hoşlanmasına imkan var mı? hiç sanmıyorum.' dedi Talya Alexis'in cevabını beklemeden. Hemen ardından afallamış bir şekilde Alexis 'Şaka yapıyor olmalısın. Talya bana tüm gün boyunca kendime hayatın devam ettiği ve kendime güvenmem gerektiği hakkında neredeyse kitap yazmama yetecek kadar çok nutuk çekmedin mi ? Sanki karşımdaki güçlü kadın gitti yerine kendine güvensiz ürkek bir genç kız geldi. Seni beğenmeyebilir hatta onun tipi bile olmayabilirsin. Belki cinsel tercihi farklıdır. Gerçi o bakışlardan sonra bu tercihi elemekte fayda var.' dedi hızlı  şekilde göz kırptı. ve ekledi 'Ama unutmamalısın ki karşındakinin seni beğenmemesi için milyon tane sebebi olabilir ama senin kendini beğenmemen için bir tane bile sebebin olmamalı.' Talya'nın yüzünde kocaman bir gülümseme yayılırken 'İşte böyle bayan Talya!' dedi ve iki kız da aynı anda kahkahayı patlattı. Tüm dikkatleri birkaç saniyeliğine üstlerine çektikten sonra  kızlar aynı anda masadan kalkıp Talya'nın evin yolunu tuttular. Önce Talya'nın hazırlanması için bir kaç eşya alıp oradan Alexis'e geçecektiler. Çok yürümeden caddenin sonuna geldiklerinde onları alması için gelen Jaguar marka limuzinin onlar için hazır bekliyordu.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder