23 Ocak 2014 Perşembe

Kendin ol ! Başkalarının ne dediği önemli değil...













(Yazının partneri : http://www.youtube.com/watch?v=d27gTrPPAyk)


Karşısında o sevdiği şarkıyı gerçekten hakkını vererek, içten ve tüm ruhunu gitarıyla bütünleştirip çalan biri vardı ve bu kişi karşı komşusuydu. Birden nedenini bilmediği bir neşeyle kaplanan Talya'nın elleri ritm tutarken ağzından şarkının sözleri yine aynı neşeyle dökülüyordu. 'Be yourself, no matter what they say..'


Şarkı bittiğinde Damian ayağa kalktı ve meraklı bir tavırla 'Sizin ne işiniz var burada?' diye sordu. Henüz Talya cevap vermeden Alexis atılıp 'Gördüğün gibi alışveriş yapıyoruz. Neşemiz yerinde.' dedi elindeki poşetleri işaret ederek ve ekledi 'Sen  ne zamandan beri grubunu bırakmış böyle tek başına sokakta çalıyorsun?'. 'Hayır, hayır! Tabi ki grubu bırakmadım. Sadece biraz eğleniyordum..' dedi Damian gözleri parlayarak. Talya'ya dönerek 'Buradan sonra nereye gidiyorsunuz peki?' diye sordu. Bu kez Talya sorunun ona doğru sorulması üzerine 'Alexis'i bilmiyorum ama ben çok yoruldum. Belki bir kahve içmeye gideriz. Ne dersin Alexis?' dedi. 'Harika bir fikir! Hadi o zaman! Ne bekliyoruz?' diye yanıtladı Alexis Talya'yı. Damian'a dönen Talya 'Sen de bize katılmak ister misin Damian?' diye sordu.  Damian önce ellerini cebinden çıkarıp, zaten rüzgarın dağıtmakta olduğu olduğu saçlarını anlansızca düzeltmeye çalıştı. Kaçırdığı gözleri Talya'nınkilerle buluşunca 'Çok isterdim ama önce evden geçip hazırlanmam oradan da bizim çocuklarla buluşup gece için prova yapmamız lazım.' dedi. Biraz bozulan Talya 'Demek öyle...' diye cevap verince Alexis Talya'nın kolundan çekiştirmeye başlayıp 'Bir daha ki sefere artık.' dedi ve tam da Starbucks'ın olduğu sokağa doğru kafasını çevirmişken Damian atıldı ve 'Bu akşam çıkacağımız barda bizi dinlemeye gelmez misiniz?' diye sordu. Talya, Damian'dan gelen bu ani ve güzel teklife sevinerek Alexis'e döndü ve 'Biraz eğlenmek ve kafa dağıtmak için daha güzel bir yol biliyor musun?' dedi. Talya'nın gelen bu teklife kayıtsız kalmadığını gören Alexis 'Bu gece başka bir planımız olduğunu sanmıyorum.'dedi. İçten içe sevinip bunu belli etmeyen Damian 'Mükemmel. O zaman bu gece bizim barda buluşuyoruz.' cevabını alan Talya'nın yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Neler oluyordu ki ona böyle? Bir erkek için heyecanlanmayalı kaç zaman geçmişti? 'Her neyse. Şimdi bunları düşünmenin zamanı değil.' dedi kedi kendine. Yüzüne düşen bir perçem şaçını kulağının arkasına iteleyip 'Anlaştık!' diyip son bir kez gülümseyerek baktığı Damian'ın yüzünden başını çevirdiğinde kendini Alexis ile o gece ne giyecekleri hakkında konuşurken Starbucks'a giden yolun üzeridne buldu..

'Peki ya sen giyeceksin?' diye sordu Alexis. Talya'nın cevabı ' Kot pantolonum ve deri ceketim yeterli olur ya.' oldu. Nasılsa Damian az önce 'Be yourself, no matter what they say!' dememiş miydi ? Tamam işte. O da kendisi olacaktı.